Wednesday, June 2, 2010

24

Çok fazla dönüp durdum kundağımda
Sonra açıldım kış sabahı dünyaya
Göz kapaklarım yarım ellerim zor harekette
Güneş penceremde rüzgar ilk esmesinde
Dışarıdan bir haber uyudum günlerce
Seneler bedeni ve ruhu oluşturdu üstüste eklenince
İyi ki doğdun dendi adına
Beraberinde birkaç gözyaşı kalabalığı
Darbeli bir heyecan kitlesi teninde
Bu dünyanın ilk meyvesi denildi kulağıma sessizce
Çok yol katettik dediğimde kendi kendime
Hep geriye sardık ilerisinde
Pişmanlığın hayata getirdiği her büyük çalım için
İşkence sorgulara yattım.
Bir tadım yuvarlakta kendimi arayıp
Yokluğun varlığı getireceği sadece bir adım anladım.
Sorulardan habersiz cevapların içinde
Hiç olamayacak kadar yakınken maviye
Sonların arasında karanlıkla oynaştım.
Gözlerim kilitli yarınım kendimden saklı
Dudaklarım görmez gözlerim dokunmaz olarak
En uç köşeleri çizip dünyayı eskizlerde bıraktım.
Ve keşke yapsaydımı farkedip
Çok geç ki
Bedenimi dünyada bırakıp ruhumu cennete sattım.

Zeynep A./02.06.2010 03:40

No comments: